31 Mayıs 2015 Pazar

AFRİKALILAR DERNEĞİ 9.DANA BAYRAMI ETKİNLİĞİ/2015


Afrikalılar Derneğinin her yıl geleneksel hale gelen Dana Bayramı etkinliği geçen hafta içinde önce yerel kıyafetlerle yapılan yürüyüş, panel ve Pazar günüyse Torbalı Ayrancılar piknik alanında coşkusu yüksek bir eğlenceyle tamamlandı. Farklı ülkelerden Afrikalıların katıldığı ve diğer uluslardan dostlarının da onları yalnız bırakmadığı Pazar günü pikniği Müzisyenler Derneğinin içten samimi anlayışı her türden yaptığı müziklerle çevrede bulunan tüm insanların katıldığı bir dostluk kardeşlik şölenine dönüştü.  Her renkten her dilden ve inançtan insanlar doyasıya oyunlar oynadılar, halay çektiler, dans ettiler,  farklı dillerden müziklerle coştular. Bu toprakların bütün kültürlerini eksik bırakmadan şarkılarla bir dostluk buluşması yaşandı.Her türden farklılık, müziğin büyüsüyle birbiriyle kaynaştı zenginliğe dönüştü tam bir kardeşlik havası esti.Çevrede dinleyenler ilk başta anlamakta zorlandılarsa da bir süre sonra hangi dilde söylendiğine bakmadan coşkuya eğlenceye katıldılar.Afrikalı dostlarımızı geçte olsa fark etmemizi sağlayan bu güzel etkinliğin gelecek yıllarda daha geniş katılımla dostluğa kardeşliğe çağrı yapan anlayışla tekrarlanması ve aynı coşkunun büyüyerek sürmesi katılanların en büyük dileği oldu.

ASYA-AFRİKA YAZARLARINA 

Kardeşlerim 
bakmayın sarı saçlı olduğuma 
ben Asyalıyım 
bakmayın mavi gözlü olduğuma 
ben Afrikalıyım 
ağaçlar kendi dibine gölge vermez benim orda 
                                        sizin ordakiler gibi tıpkı 
benim orda arslanın ağzındadır ekmek 
                    ejderler yatar başında çeşmelerin 
                    ve ölünür benim orda ellisine basılmadan 
                                     sizin ordaki gibi tıpkı 
bakmayın sarı saçlı olduğuma 
ben Asyalıyım 
bakmayın mavi gözlü olduğuma 
ben Afrikalıyım 
okuyup yazma bilmez yüzde sekseni benimkilerin 
şiirler gezer ağızdan ağıza türküleşerek 
şiirler bayraklaşabilir benim orda 
                                sizin ordaki gibi 
kardeşlerim 
sıska öküzün yanına koşulup şiirlerimiz 
                                                toprağı sürebilmeli 
pirinç tarlalarında bataklığa girebilmeli 
                                                dizlerine kadar 
bütün soruları sorabilmeli 
bütün ışıkları derebilmeli 
yol başlarında durabilmeli 
                    kilometre taşları gibi şiirlerimiz 
yaklaşan düşmanı herkesten önce görebilmeli 
cengelde tamtamlara vurabilmeli 
ve yeryüzünde tek esir yurt tek esir insan 
gökyüzünde atomlu tek bulut kalmayıncaya kadar 
malı mülkü aklı fikri canı neyi varsa verebilmeli 
                                         büyük hürriyete şiirlerimiz 
  
Nâzım HİKMET
  
  





















































17 Mayıs 2015 Pazar

SOMA KATLİAMINI PROTESTO MİTİNGİ / 2015

SOMA'DA 301 MADEN İŞÇİSİNİN KATLEDİLMESİNİN YILDÖNÜMÜ

Bir çok ilden gelen on bine yakın insan Soma'da katliamı protesto ederken çok az sayıda Somalı Madenci yakını mitinge ilgi gösterdi. Soma'da gelenleri istemediklerini belirten bir tavır hakimdi buraya niye geldiniz diyordu bir çok Somalı.Anlamakta zorlandım  ilk bakışta hatta kızdım bunlar nasıl insan diye. Ancak biraz dikkatle bakınca durumun sanıldığından daha trajik bir yanı olduğunu fark ettim.  Somada hiç bir üretim yok tarım bitirilmiş ne tütün ne zeytin kalmış. Topraklar ekilemeyince bütün Soma'da işsizlik ve açlık, çaresizlik,geleceksizlik hayatı karartıyor. Madenlerde çalışmak zorunda bırakılan Somalı ve çevre ilçelerden işsiz köylüler  madenlerde ölümüne çalıştırmanın hazırlanmış alt yapısıyla köleleştiriliyor.Burada işe girmek için bile AKP üyesi yada torpili gerekiyor. Madenin kapısında AKP ye açık oy attırılıyor zaten mecburlar başka partiye atsalar işsiz kalacaklar.Madenlerde çok sayıda küçük ölümlü kazlar oluyor iki yada üç işçinin ölümü önemsiz haber değeri olmayan bir duruma dönüşüyor. Patlamalarda ayağı kolu kopanlar vahşice sömürülen ve hiç bir hak iddia edemeyen işçiler bu koşullara boyun eğmek zorunda kalıyor.
Bir gün bankacılar madenin çıkış kapısına stantlar kuruyor ve işçilere güler yüzle kredi kartları dağıtıyor. Ondan sonra işçiler nasılsa sonra ödeneceği için bolca alışverişe kışkırtılıyor. Kartı gören esnaf ne istiyorsa işçiye veriyor. Borç batağına saplanan işçi daha çok mesaiye kalıyor,daha çok yoruluyor, tükettikçe tükeniyor. Hiç bir baskıya zorluğa ses çıkaramıyor. Sendikacılar her akşam işletme yöneticileriyle keyifli vakitler geçirerek iyi bir ilişki geliştirerek işçilerin köleliğini pekiştiriyor. Sendikaya ulaşan çok hayati şikayetler duymazdan geliniyor. Yaşanan kazalar olağan hale getiriliyor.Sendikacı, Patron, Banka kıskacında kalan maden işçisi çocukları ve ailesi için dilsiz kalıyor bütün yaşadıklarına, öfkesini içine gömüyor. Göstermelik denetlemeler alınan başarı ve iyi maden ocağı plaketleriyle Hükumetteki bakanlar koronun aktif bir parçası haline geliyor. Şimdi bütün madenci aileleri borçlu ve AKP'nin parasal desteğine ihtiyaçları var. Ve oraya gelip protesto edenler gidince yaşanabileceklerden çekiniyorlar. İçlerinden isyan geçse de öfkelerini bastırıyorlar.Bazen dayanamayıp yol kenarında alkışlayanlar oluyor onların sustuklarını haykıranlara duygularını dışa vuruyorlar. Irkçı şoven duygularla zehirlenmiş gerçeği görmekte zorlanan gençler en küçük bir kışkırtmayla gelenlere saldırmaya hazır. Ama bu çaba boşa çıkarılıyor. Çok sayıda babasız çocuk,eşsiz kalmış genç kadın, evlatlarını yitirmiş ana baba bu güne kadar kutsal saydıkları devleti çok geçte olsa tanımaya başlıyor. Soma'daki  sessizlik ve kenardan izleme onların duyarsız olduğu hiç bir değişim olmadığı anlamına gelmiyor.Fizik yasası orada da işliyor ve bilinç öfke birikerek umuda dönüşmek için patlayacağı güne hazırlanıyor. Şovenizm Soma'dada  yeniliyor. Balkonlarına Türk bayrağı asan evlerin balkonlarından HDP kortejini alkışlayanlar, zafer işareti yapanlar, aydınlık geleceğin tohumlarının zorda olsa ısrarlı çabalarla tüm coğrafyada  yeşereceği umudunu müjdeliyor.
İşçi sınıfı ve ezilenlerin sömürüye karşı birlikte mücadelesi aydınlık geleceğimizin yolunu gösteriyor. 



BABASINI KAYBETTİĞİNDEN HABERSİZ 

BABASIZ KALAN ÇOCUKLAR KOROSU
SOMANIN HESABI SORULACAK SLOGANI ATIYOR!