Sabahın erken saatlerinde İstanbul,Ankara ve Ege bölgesinin çeşitli illerinden, İzmirin bütün ilçelerinden binlerce otobüsle Alsancak'a indirilen insanlar İzmir'i görmenin sevincini yaşayamadan onlar için ayrılan koridordan alana taşındılar.Bir çok insanla konuşmaya çalıştım.
Konuştuklarım arasında Kütahya Gediz den gelen grubun içinde çok yaşlı bir teyze ve onun koluna girmiş Diyanette çalışan oğlu "Sabahın erken saatinde yola çıktık ama Erdoğan için değer olsun" diyor.
Kemalpaşadan gelen liseli gençlerden bir kaçıyla konuşuyorum yüz araçtan fazladır gelen diye söylüyorlar.
Daha çok yoksul köylülerin, işsizlerin,Lise öğrencilerinin ve Kürt ailelerin, Milli Selamet geleneğinden yaşlıların, AKP dönemi sermaye biriktirmiş orta burjuvaların katılımı göze çarpıyordu.
Genç sayısı oldukça fazlaydı.Ayağında eskimiş şalvarlarıyla uzak yollardan gelmiş zor yürüyen yaşlı teyzeler,oğullarının koluna girerek getirdiği sakalları ağarmış dedeler, uzun yıllar kullanıldığı her halinden belli iple bağlayarak tutturduğu gözlüğü gözünden düşmüş, acınası yoksulluğu yüzünden okunan perişan köylülerin, kısaca bu güne kadar yok sayılanların,adam yerine konmayanların, eğitim alamamış yaşamın dışına itilmiş horlanmış insanların yıllardır biriktirdiği öfkesinin bir dışavurumuydu gözlemlediğim.Hak İş sendikasına bağlı işçilerde şapkalarıyla gelmişlerdi.kalabalığın ruh halinden hem korktum, hem de onlar adına üzüldüm.
İktidarlarını kaybetmek istemiyorlardı.Yaşlısıyla, genciyle memleketin her yanından çok uzak yolları aşarak Erdoğan'da simgeleştirdikleri iktidarlarını korumaya gelmişlerdi. Erdoğan ne söylerse söylesin inanmaya hazırdılar. Kulağıma takılan bazı konuşmalardan kısa örnekler durumu az da olsa anlatır sanırım.
Ellerindeki gevrekleri susuzluktan kurumuş boğazlarından zorla aşağıya gidiyordu,su alsana şurdan diyene "İçerde su verirler boşuna su alma deyip vazgeçiyor, içeriye girmek için yönlendirildikleri uzun koridora öfkelenip yürüyorlardı. Sadece bir tek noktadan giriş verilmiş diğer sokaklar kapatılmıştı.
Orta yaşlarda iki kişi sohbet ediyorlar yüksek sesle, "Erdoğanla İsrail'le Amerika uğraşıyor" diyerek siyasal konulara başbakanın penceresinden yorumlar getirirken, yıllardır İzmire gelmediğini Aziz Kocaoğlunun hiç bir şey yapmadığını aynı durduğunu söylüyordu yanındakine.
Bir yaşlı "Mitinge saldıracalarmış deyi söyleyiveriyodular sabanan köyde"
"Yoo len sende bu kadan insana kim ne edebili gari" diyor diğeri.
Yaşlı ninesinin koluna giren delikanlı, "Kövden otobüslerin kalkacağına duyunca duruumu hiç, bende gelcen deyi tutturdu.Erdoğan için dünyanın öbür ucuna gider valla." diyor.Yaşlı teyzede "Giderim tabi" deyip başını sallıyor yorgunluğuna rağmen alana ulaşmak için tez hareketlerle soluk soluğa yürüyor.
Alsancak limanının önünden yürüyüp arka sokağa yönlendiriliyoruz,dar sokakta başı sonu belli olmayan sel gibi akan kalabalığa apartmanların üst katlarından kaygıyla bakıyor Alsancak sakinleri.uzun bir yüyürüyüşten sonra alana girilecek kapya varıyoruz.ikinci kordonda Ankara 1-2-3 numaraları yazılı otobüsler park etmiş her sokağın başında sayısız polis nöbet tutuyor.Alan ana baba günü girişte duruyorum uzun bir zaman alana girenlerin sonu gelmiyor bir türlü bakmaktan yorulup içerleri dolaşıyorum. Gelen grupların ellerindeki değişik pankart ve dövizlerle alan girişlerine izin verilmiyor.sadece AKP ve Türk bayraklarına izin var,çoğu kızıp öfkeleniyor yada alanın dışında kalıyor. Arama noktasının dışında da bir curcuna var gözleme yapan kadınlar yerlere oturmuş yaşlılar kucağında küçük çocuklu kadınlar,cemaat yapılanmasının iç yüzünü anlattığı belirtilen kitabın satıldığı bir stand,ağaçlara çıkmış her yaştan onlarca insan.
Erzurumlu üç ihtiyarla konuşuyorum 90-87-85 yaşlarında üç kardeş. Biri İstanbuldan, diğeri Erzurumdan gelmiş İzmirli kardeşlerinin yanına bu yaşta nasıl geldiniz buraya diye soruyorum "Din kuvvatıynan" diyor. seçim nasıl sonuçlanır diye soruyorum "Erzurumuda, İzmiride, İstanbuluda alacağuh Allahın izniynen" diyorlar.
İzmirin varoşlarından gelen Kürt gençleri var çok sayıda ellerindeki pankartta Mardin ve Bitlis li gençler yazıyor.Başka bir gecekondu mahallesinden gelengençler Ahmet Kayanın şarkısını değiştirip pankarta yazmışlar, kadınlar gençler Recep Tayyip Erdoğan sloganlarıyla giriyorlar alana.
Saatlerce girişlerin arkası kesilmiyor.Binlerce servis aracı, şehir girişine park etmiş otobüslerden,kum döker gibi insan taşıyorlar limanın girişine.
Yaklaşık üç yüzbin insan olduğunu tahmin ediyorum, yıllarca unutulmuş değer verilmemiş bu iktidarın en çok mağdur ettiği kesimlerden çoğu.Yırtık aşınmış ayakkabılarıyla,eskimiş şalvarlarıyla, modern türbanları, kara çarşafları, yeni dönem şık giyim kuşamlarıyla karmakarışık bir topluluk.
Gelenlerin neredeyse tümü aileleriyle gelmiş, dede, nine, oğul, çocuklar, gelinler, kızlar.
Yüzlerinde yok sayılmışlığın öfkesini, intikam duygusunu okuyorum.
Başka kentlerden getrirlen çok sayıda polisin şaşkınlığıda gözleniyordu.
Kızmaları gerekene değil, kızmaları istenene kızıyorlar. Polisin önünden geçerken gençler slogan atıyor
"Polise uzanan eller kırılsın" Polislerin hoşuna gidiyor.
Alana beş yüz metre masfede bir grup genç toplanmış sloganlarla başbakanı protesto ediyor, apartmanlardan kaşıklarla tencerelere vurularak onlarda destek oluyor aşağıdaki göstericilere.
Sevinç Pastanesinin önünde "Hükümet istifa, Berkin Elvan ölümsüzdür, Katil var, Hırsız var" sloganları yükseliyor. Alana uzak sayılmazlar ancak arada altı sıra çevik kuvvet önlerini kapatmış. Kalabalık biraz daha artıyor polis birden kalabalığın üzerine yürüyor kalabalık her yana kaçışıyor.
Mitingden çıkanlar, tepki gösterenler birbirine karışıyor. Onlarda protestoculara küfürler savuruyor güvensiz bir ortam kimse fazla ileri gidemiyor. Olabileceklerin sonuçları ürkütücü olabilir, polisin müdahalesiyle grup dağıtılıyor.
Alanda yedikleri gevrekle saatlerce dikilen yaşlı yorgun insanlar, bağırmaktan sesleri kısılmış gençler sel gibi otobüslerine ulaşacakları noktalara akıyorlar.
Yanıtlanması gereken bir çok soruyla alandan ayrılıyorum.
AKP GENÇLİĞİ,KEFENLERİ GİYMİŞ,
ÖFKELİ TEKBİR SESLERİYLE ORTALIĞI İNLETİYORLAR .....
GEVREK YİYEREK SAATLERCE AYAKTA DURMAK BÜYÜK ÖZVERİ...
BİR ÇOK YAŞLI ALANDA OLMAK İÇİN
UZUN YOLLARI AŞMIŞ GELMİŞ
AYAKLIĞINI BİLMEYENLERE ÖFKELENMİŞ AMCA..
ÜÇ KARDEŞ ÜÇÜDE AKP NİN İZİNDE
BAŞBAKANI GÖRMEK İÇİN
AĞAÇLARDA DALLAR KAPILMIŞ
"Bayındırın onayını alarak temsilen gelen abi", pankart içeriye alınmayınca kızıyor,"İl başkanı, İçişleri bakanı kim varsa araycam ben bunun için geldim buraya başbakan beni görsün deye"
TORBALIDAN, ÖMÜRLERİNDEN EKSİLTEREK BAŞBAKANA VERMEYE GELMİŞLER.
BALIKESİR DURSUNBEY DEN,AYAĞINA GELEREK, HOŞGELDİN DEMEYE GELMİŞLER.
HAK-İŞ ŞAPKASIYLA GELEN İŞÇİLER...
TEKNELER GÜÇ GÖSTERİSİ YAPIYOR,
İZLEYENLERİN HAYRAN BAKIŞLARI ARASINDA.
PROTESTO EDİP MEKANLARI AÇMAYANLAR DA VAR..
AKP Yİ PROTESTO EDEN KÜÇÜK BİR GRUP
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil